21 Haziran 2012 Perşembe

Acılı Ezme, Ekşi Elmalı Salata, Permasanlı Patlıcan

Acılı ezmeyi güzel yaptığımı söylemiştim. Evde yapıldığı zaman sabah kahvaltılarda bile yiyoruz. Yanlız şu gerçek ki biber salçası, domates salçası ve pul biberin kalitesi lezzetiyle doğru orantılı. Ezme için de bir sürü tarif var, ben evde taze yeşillik olarak ne varsa koyuyorum. Bazı yerlerde daha sulu servis yapıyorlar, galiba o zaman gavur dağı oluyor adı, çoğu yerde ise daha katı yapıyorlar. Benim tercihim ikincisi.









Malzemeler:


2 adet domates
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
2 adet salatalık
1/2 demet maydanoz
7-8 yaprak taze nane
2-3 yaprak fesleğen
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
1/2 limonun suyu
Pul biber
Sumak
Nar ekşisi
Zeytinyağı
Tuz


Tarif:


Domatesi yıkayalım, temizleyelim. Soğanı soyalım. Salatalığı yıkayıp alacalı soyalım. Sarımsağı ayıklayalım, maydanozu, naneyi yıkayalım. Fesleğen ve nane yapraklarını da yıkayalım. Hepsini robota koyup çekelim. Bir süzgeçe alıp iyice suyunun süzülmesini bekleyelim. Derin bir tasa salçaları, pul biberi, nar ekşisini, sumağı, zeytinyağını, tuzu, limon suyunu koyalım, iyice karıştıralım. Süzgeçteki karışımı, salçalı karışıma katalım ve çok iyi karıştıralım. Üzerine maydanoz yaprakları ve ceviz koyarak servis yapalım.




Ekşi Elmalı Salata:




Bu tarifi  deryadaninciler.blogspot.com adresinden aldım. Kendisine hem bu güzel tarif için hem de paylaşım izni verdiği için çok teşekkür ediyorum. Önceden de bahsetmiştik yemeklere meyve katmak yavaş yavaş kültürümüze yerleşiyor. Aslında buna yabancı da değiliz, ta Osmanlılardan gelen bir mutfak kültürü. Bence çok da yakışıyor. Buradaki uyum da muhteşem.












Malzemeler:


Miktarları yazmıyorum, isteğe göre ayarlanabilir.


Atom salata
Ekşi elma
Kuru üzüm
Kırılmış ceviz
Yoğurt
Limon suyu
Dereotu
Sarımsak
Zeytinyağı
Tuz


Tarif:


Üzümü on dakika sıcak suda tutalım. Marul, dereotu, küp doğranmış elma, üzüm ve cevizi derin bir kasede karıştıralım. Ayrı bir kasede limon suyunu, tuzu, zeytinyağını iyice harmanlayalım. Salatamızın üzerine dökelim. Ezilmiş sarımsak ve yoğurdu çırpalım. Salatamızın en üstüne gezdirelim.




Permasan Peynirli Patlıcan:




Hem çok değişik, hem de çok lezzetli bir patlıcan yemeği. İtalyan mutfağına ait. Özellikle Napoli'de çok özel bir yeri varmış. Kullanılan Napoliten sosun içine konan fesleğen bence yoğun aromasından dolayı bana biraz ters geldi. Ama  özel misafirlerinize sunabileceğiniz mükemmel bir yemek. Permasandan dolayı biraz maliyeti yüksek ama bence kaşar peyniri de kullanılabilir. Permasanı fazla sevmeyen biri olarak bunu söyleyebiliyorum.







Malzemeler:


2 patlıcan
150 gram kadar mozerella peyniri ( galiba 1 paket oluyor)
2 yemek kaşığı rendelenmiş permesan ( veya toz pemesan )
3 domates
2 diş sarımsak
2-3 yaprak fesleğen
Ayçiçek yağı
Karabiber
Tuz









Tarif:









Patlıcanları alaca soyuyoruz, içinde limon suyu ve tuz olan su dolu bir kabın içine yuvarlak dilimler halinde keserek koyuyoruz. En az yarım saat içinde kalıyor. Sonra tavamıza ayçiçek yağını koyuyoruz, kızdırıyoruz ve elimizde sıkarak suyunu süzdüğümüz patlıcanları içine atıp kızartıyoruz. Kızarmış patlıcanlarımızı kare bir borcamın altına diziyoruz. Üzerine bir parça mozerella peyniri koyuyoruz.
Başka bir tavaya az sıvı yağ koyup gene kızdırıyoruz. Üzerine ikiye böldüğümüz sarımsakları, küçük küçük kestiğimiz domatesleri ekliyoruz ve arada karıştırarak domatesleri pişiriyoruz. Ocağın altını kapamadan önce ince doğradığımız fesleğen yapraklarını, tuzu, karabiberini koyuyoruz. Bu sostan bir kaşık alarak mozerella peynirinin üzerine döküyoruz, onun üzerine de tekrar bir yuvarlak dilim patlıcan koyuyoruz. En üste permesan peynirini serpiyoruz. Kalan sosu borcamda patlıcanların aralarına boşaltıyoruz. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırına alıp on dakika tutuyoruz. Afiyet olsun.

18 Haziran 2012 Pazartesi

Bizim Evde Babalar Günü Menüsü

Babalar gününde oğlumun gelecek olması doğal olarak özel bir menü hazırlamama neden oldu. Ayrıca günler önce " Menüyü yaz, ona göre durum belirlemesi yapalım" deyince daha bir panik oldum.. Neyse çoğunluğu bloğumdan seçme bir menü belirledim ve Arda'ya maille bildirdim. " Riskli ama ne yapalım" gibi bir cevap gelmesine rağmen aynen hatta ilavelerle ( Çünkü kız arkadaşı da geliyordu ) verdiğim listeyi yaptım.

Ekşi elmalı aysberg salata
Melanzonella Parmigiana ( Permasanlı patlıcan)
Kavala usulü midye pilavı
Levrek şinitzel
Acılı ezme ( Oğlumun en sevdiği meze)
Meksika fasülye salatası
Kağıta hindi pastırma ( Biliyorum bol çemenli pastırmayla çok güzel olur ama kokar falan diye yememelerinden korkarak hindi pastırma aldım. :))) )
peynir tabağı

Fincanda çikolatalı sufle, dondurma yanında.
Ev yapımı lavaş ekmeği.









Ekşi elmalı salata. Çok değişik ve lezzetli oldu. Tarifini sonra paylaşacağım.






Meksika fasülyesi salatası. O kadar şeyin arasında pek rağbet görmedi ama bugün bayıla bayıla yedik. :)








İşte Arda'nın her sofrada olmazsa olmazı. Acılı ezme. Megolamanlık olmasın ama artık gerçekten süper yapıyorum.








 Bu da permasanlı , mozerellalı patlıcan. Bunu da paylaşacağım ileriki günlerde.

16 Haziran 2012 Cumartesi

Haşlanmış Sebze Tabağı. Bulgurlu, Mantarlı Ispanak Kökü

Dün bizim semtimizin pazarı vardı. Pazara çıkmadan önce buzdolabına neler almam gerektiğine karar vermek için bakarken tek tek kalmış sebzeler gördüm ve akşama bunları değerlendirmek için çıkardım. Haşlanmış sebzenin asıl yapılış sebebi bu. Aslında iyi oldu çünkü son zamanlarda biraz ağır yemekler yedik. Bu da detoks niyetine olsun. :)) Artık haşladığım sebzelerin sularını dökmüyorum, buz kalıplarına koyup donduruyorum. Aynı şekilde tavuk sularını da.










Tamamen evde bulduğum son kullanma tarihi yaklaşmış malzemelerle yaptım, onun için miktar yazmıyorum.


Malzemeler:


1 adet Girit kabağı
1 adet patates
1 adet çarliston biber
2 adet çok acı ince kırmızı biber ( bunların acıları lezzet verdi)
4 adet kurutulmuş domates
2 diş sarımsak
Zeytinyağı
Belzamik sirke
Limon
Tuz


Tarif:


Patatesi soyup dilimleyelim ve haşlayalım. ( Aslında patates kabuğu soyulmadan haşlanır, ama haşlama suyunu donduracağım için ben soydum) Patatesi çıkaralım ve soyup doğradığımız kabağı suya atalım, yumuşayınca alalım ve biberlerle,  kurutulmuş domatesleri aynı suya koyalım. Bunları da çıkardıktan sonra servis tabağına alalım. Bir kasede zeytinyağını, tuzu, belzamik sirkeyi, limon suyunu ve ezilmiş sarımsağı iyice karıştırıp, salatamızın üzerine dökelim.



Bulgurlu, Mantarlı Ispanak Kökü:



Bu da bir yemek dergisinden defterime yazdığım bir tarif. Biliyorsunuz ıspanağın en lezzetli yeri kök kısmı. Ama zor temizleniyor. Ben ilk önce tuzlu suda, ondan sonra sirkeli suda beklettim.












Malzemeler:


1/2 çay bardağı ince bulgur
250 gram kadar ıspanak kökü
5-6 tane iri mantar
1 kuru soğan
2 diş sarımsak
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı dolma fıstığı
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber
Pul biber
1 adet kesme şeker








Tarif:

Tavada az zeytinyağında dolma fıstığını bir çevirip alalım. Biraz daha zeytinyağı ilave ederek küçük doğradığımız soğanı, sarımsağı ve mantarı koyalım , iki dakika kadar kavuralım. Suda erittiğimiz salçayı da koyalım. Çok iyi yıkayıp süzdüğümüz ıspanak köklerini ekleyelim. Devamlı karıştırarak kavurmaya devam edelim. Ispanaklar yumuşayınca daha önce üzerine sıcak su koyup kabarttığımız bulguru, haşlanmış nohutu, tuzu, pul biberi, şekeri, karabiberi koyalım. Ayırdığımız dolma fıstıklarını da ekleyelim. Birkaç dakika daha çevirip ocağı kapatalım. Afiyet olsun.

14 Haziran 2012 Perşembe

Şişman Kedi Ve Acem Pilavı









Salı gecesi saat onikide balkon kapısından geldi ve bir daha dışarı çıkmamacasına evi benimsedi. :)) Benim gördüğüm en büyük kedi diyebilirim. Devamlı sevgi istiyor, yataklara çıkıyor, televizyon seyrediyor, istediğin kadar mıncıkla, orasını burasını sık ablamda hiç tepki yok. :))  Tabi kedi kumları, pire tasması, kuru mamalar alındı ama hanımefendinin umurunda değil. Bilseki ben kendime o kadar masraf etmiyorum, değerimizi anlayacak ama pek umut yok gibi.


Acem Pilavı:


Aslında yemek işinden anlayan bir İran'lı bulup bu pilavın aslını sormak lazım. Her yerde değişik bir tarif var. Ben tavuklu yaptım ama aslı et ve et suyundan oluyor.  Bir kere öyle yaptım ama çok ağır geldi bana. Osmanlı mutfağında yapıldığına dair kayıtlar var. Özellikle 2. Abdülhamit'in verdiği ziyafetlerin hepsinde adı geçiyor. Kakule, kuş üzümü, tarçın, karanfil kullanılan tarifler de var. Son günlerde o kadar çok Yunan yemeği paylaştım ki, bu baharatları görünce acaba Yunan mutfağında da var mı diye merak ettim.











Malzemeler:


2 su bardağı pirinç
1 tavuk göğüs
1 çorba kaşığı tereyağı
1/4 demet maydanoz
4 yumurta
8-10 adet dolma fıstığı
1 su bardağı haşlanmış bezelye
2 domates
Tuz,  karabiber











Tarif:


Tavuğu haşlayıp didikleyelim.
Tereyağını eritelim, dolma fıstığını biraz kavurup pirinci ilave edelim. İki üç dakika da pirinci kavurup üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak su koyalım. Tuz ve karabiberini ayarlayalım. Didiklenmiş tavuk etini üzerine yayalım. Pilav suyunu çekene kadar pişirelim.













Altını kapatıp üzerine kıyılmış maydanoz ekleyelim. Pilavı on dakika demlendirelim.
Yumurtaları çırpıp her birinden  birer adet omlet yapalım. Omletlerin birini zlıp çorba kasesinin içine yerleştirelim. Ortasına pilav koyup kenarlarını toplayalım, ters çevirip  bir fırın kabına yerleştirelim. ( Ben yuvarlak güveç kabına koydum ) 180 dereceye ayarlanmış fırında on dakika pişirerek servis tabağına alalım. Haşlanmış bezelye ve domates dilimleriyle servis yapalım. Afiyet Olsun.

12 Haziran 2012 Salı

Kavala Usulü Midyeli Pilav

Benim en sevdiğim yemeklerden biridir midyeli pilav. Bizim evde çok seyrek pişer, çünkü midyeleri temizlemesi hakikaten büyük sorun. Ama dün dondurulmuş olarak bulunca aldım, çok da iyi temizlemişler. ( Tabi bu temizleme işinde ne kullandıklarını bilemiyoruz. :)) ) Neyse o kadar ince düşünürsek hiçbir şey yemememiz gerek. Baksanıza enginarların bırakın soyulmuş satılan halini, kabukluyken bir maddeye batırıyorlarmış,  bu madde kabukları yumuşatıyormuş ve enginar kolaylıkla soyuluyormuş. Biz gelelim midyeli pilavımıza. Yaparken bir şeyde ikilem yaşadım, midyeleri haşlıyor muyduk, yoksa kavuruyor muyduk? Çünkü aslında midye çok çabuk pişiyor. Ben kavurarak yaptım, çok güzel oldu. Midye dolmalar hep bol karabiberlidir ya, ben de bundan esinlenerek karabiberi çok koydum.








Fotografta midye ne kadar büyük çıkmış? :)))


Malzemeler:


1 paket dondurulmuş midye
2 su bardağı pirinç
1 adet kuru soğan
1 adet domates
1 paket dolma fıstığı
1 paket kuş üzümü
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı toz şeker
Bol karabiber
Tuz
Zeytinyağı
1/2 demet dereotu









Tarif:


Midyeleri çok iyi yıkayıp, süzüyoruz.
Tenceremize 1/2 su bardağı kadar zeytinyağını koyuyoruz, küçük doğradığımız soğanı ve dolma fıstıklarını üç dakika kadar kavuruyoruz. Midyelerimim tencereye alıyoruz, onları da dört dakika devamlı çevirerek soteliyoruz. Domatesimizi rendeleyip bir iki çeviriyoruz. Üzerine pirinci döküyoruz, karıştıra karıştıra kavurmaya devam ediyoruz. Üç bardak sıcak suyu, kuş üzümünü, tarçını, karabiberi , şekeri ve tuzu koyup tencerenin kapağını kapatıyoruz ve pilavımızı pişiriyoruz. Arzuya göre üzerine dereotu serpebiliriz.










Aslında domates konunca dereotu konmuyor ama ben ikisini de kullandım. Pilavımız demlendikten sonra tahta kaşıkla iyice karıştırarak sıcak veya ılık servis yapıyoruz. Afiyet olsun.

10 Haziran 2012 Pazar

Asma Yaprağında Izgara Sardalya, Sardalya Salatası

Bugün gerçekten balık manyağı olduk desem yeridir. Bütün kış hemen hergün balık yedikten sonra yasaklarla beraber uzun sürecek  bir balıksız döneme girdik. Aslında kendimizi hazırlamıştık bu duruma. Ama bugün kahvaltı etmek amacıyla gittiğimiz Rumelikavağı'nda tezgahta gördüğüm canlı traçaları ve sardalyaları görünce almaktan başka alternatifim yoktu. 10 tl ye 1 kilo traça, 1 kiloda sardalya. Evde yemizlendi, yıkandı ve yarısı derin dondurucuya atıldı. Traçaları tava yaptık, çıtır çıtır inanılmazdı. Kafa ve kılçıklarıyla beraber yedik. :)) Sardalyaların az bir kısmını çiğden salata yaptım.







Kılçıklarını çıkarttım. Ama hamsi kadar kolay ayıklanmıyor. Tuzladıktan sonra iki saat sirkenin içinde beklettim. İki saat sonra süzdüm ve servis tabağına aldım. Üzerine çok ince kıyılmış maydanozu yaydım. Zeytinyağı, tuz ve tane karabiberle tatlandırdım. Yanında piyazlık doğranmış soğan ve maydanozla servis yaptım. Eğer şu sıralar bir yerde sardalyaya rastlarsanız bir deneyin derim, çok lezzetli ouyor.






Sardalyanın diğer yarısını asma yaprağında ızgara yaptım. Tabi ki mangalda çok daha güzel olur ama site içinde bir dairede mümkün değil. Geçen hafta pazardan alıp derin dondurucuya koyduğum asma yapraklarından bir kısmını çıkarıp erittim. Izgarayı hafif yağladım, üzerine asma yapraklarını dizdim. Yaprakların üzerine biraz daha yağ sürdüm. Üzerine sardalyaları dizdim.









Sardalyaların üzerini fırçayla hafif yağladım ve kalan asma yapraklarını üzerine yaydım. Orta ateşte on dakika bir tarafları pişince üstteki yaprakları kenara alıp balıkları çevirdim ve tekrar yaprakları yaydım.








On dakika sonra ocaktan aldım. Burada püf noktası, asma yapraklarının yanmaması gerekir. Açıkcası balık yasağının olduğu şu sıralar bu balık ziyafeti çok iyi geldi. :))


8 Haziran 2012 Cuma

Karidopita ( Selanik Tatlısı )

Aslında bu bizim bildiğimiz Selanik tatlısı değil. Çocukluğumda ara sıra bizim evde piştiğini ve muhallebiye benzediğini hatırlıyorum. Bunu geçenlerde USLA'da Maria yapmıştı ama onbeş kişiye falan yapıldığı için bende ki malzeme miktarları da ona göre. Tabi evde yaparken ayarlamak zorunda kaldım, bu da açıkcası biraz sıkıntı yarattı. Örneğin kakao miktarı fazla geldi, tatlının rengi çok koyu oldu. Ama Yunan mutfak kültüründen  güzel bir örnek bence. Kullanılan bol tarçın ve karanfil, ( Ben bunların miktarını azalttım ) Yunan tatlı, hatta yemeklerinin vazgeçilmeleri arasında. Görüntüsü Maria'nınki kadar olmasa da tadı çok güzeldi.








Malzemeler:


4 adet yumurta
3/4 su bardağı toz şeker
3/4 su bardağı galeta unu
1/2 su bardağı süt
1 paket kabartma tozu
3 adet dövülmüş karanfil
1/2 tatlı kaşığı tarçın
1 yemek kaşığı kako
Ceviz







Tarif:


Yumurta ve şekeri derin bir kapta çok uzun süre, krema kıvamına gelene ve kabarana kadar çırpıyoruz. Bu aşama çok önemli.
Bir tasa galeta ununu, kabartma tozunu koyup karıştırıyoruz. Tarçın ve karanfili de koyup tekrar karıştırıyoruz. Sütümüzü ilave ediyoruz. İstediğimiz miktarda cevizi iri olarak ekliyoruz.
Yumurta şeker karışımına, galeta unlu karışımı döküp mikserle karıştırmaya devam ediyoruz.
Borcamı yağlıyoruz, tatlımızı içine döküyoruz. Üzerinde kabarcıklar oluşacak, borcamı iyice sallayarak bunu yok ediyoruz. Fırına koyuyoruz ve 170 derecede otuz dakika pişiriyoruz.









Yukarıda galeta unlu karışım görülüyor.


Şerbeti:

2 su bardağı toz şeker
2.5 su bardağı su
1/4 limon suyu
1 adet çubuk tarçın

Suyu ve şekeri beş dakika kadar kaynatıyouz. Tarçını koyuyoruz. İki dakika daha tutup limon suyunu ekliyoruz ve ocağı kapatıp ılınmasını bekliyoruz. Fırından çıkan sıcak tatlının üzerine döküyoruz. Tatlının sıcak, şerbetin ılık olması gerekiyor. Afiyet olsun.






4 Haziran 2012 Pazartesi

Kiraz Yaprağı Sarması







Son günlerde bloglarda tariflere rastlıyordum ama İstanbul'da kiraz yaprağı bulacağımı düşünmediğimden yapmayı aklımdan bile geçirmedim. Meğerse ne çok kiraz ağacı varmış İstanbul'da. :)) Cumartesi günü Etiler'de hem de trafiğin olmadığı bir yerden doyasıya topladık. (Trafik yoktu yani yapraklar egzoz gazlarından nasibini almamıştı. ) Topladık da normal sarmadan çok değişik bir şekilde yapıldığını biliyorum. Tamamen Malatya'ya özgü yöresel bir yemek onu da biliyorum. Uzun süre internette araştırdım. Ama emin  olun oradaki tariflerle başarılı olmak mümkün değil. Kesinlikle küçümsemiyorum onları yazanları, aksine çok takdir ettim. Bir kere hemen hiç biri yaprakları haşlamıyor. Ben yarım saat haşladım, ancak oldu. Yarma veya ince bulgurdan yapılıyor. Hadi bulguru anladım da yarmayı da haşlamadan yaprağa sarıyorlar, gerçekten eğer pişiyorsa sihirbazlık gibi bir şey. Yarma önceden ıslatılmasına ve düdüklüde haşlanmasına rağmen kırk dakikada pişti. Başka bir nokta da sarmayı tencereye dizdikten sonra konan suyun miktarı. Devamlı kontrol etmek gerekiyor, inanılmaz su çekiyor. Ama herkese tavsiye ediyorum, gerçekten muhteşem oldu. Yaprak sarmayı herkes sever ama bu bambaşka. Olmazsa olmazlarından biri de erik ekşisi. Ben vişne, nar, erik bütün ekşileri aldım ve limonun girebileceği her yerde kullanıyorum.


Malzemeler:


1/2 kilo kadar kiraz yaprağı
1.5 su bardağı yarma
1/2 su bardağı un
1/2 su bardağı su
Tuz, karabiber
1 tatlı kaşığı erik ekşisi
1 yumurta
Zeytinyağı



Üzeri için:



1 su bardağı yoğurt
1 yumurta
1 adet kuru soğan
1 tatlı kaşığı erik ekşisi
Tuz
Zeytinyağı
1 yemek kaşığı biber salçası









Tarif:


Yarmayı bir gece önceden ıslatıyoruz. Ertesi gün haşlıyoruz, süzüyoruz, yumurta, un ve suyla yoğurarak yapışkan suluca bir hamur elde ediyoruz. Tuzunu ayarlıyoruz.
Kiraz yapraklarını kaynayan suya atıyoruz, arada kontrol ederek yarım saate yakın haşlıyoruz. Çıkarıp süzüyoruz.
Tencerenin altına kiraz yapraklarını yayıyoruz. Haşlanan yaprakları tek tek alarak içine harçtan koyuyouz ve ince ince sarıyoruz. Tencereye muntazam şekilde diziyoruz. Üzerine zeytinyağı gezdiriyoruz. Sarmaların üzerini iki parmak geçecek kadar su koyuyoruz En üste bir tabak koyarak tencerenin kağağını kapatıyoruz ve yaklaşık otuzbeş dakika yapraklar yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.

Derin bir kasede yoğurdu, yumurtayı,erik ekşisini,tuzu ve biraz da su koyarak iyice karıştırıyoruz. Küçük bir tencereye alarak kaynayıncaya kadar ocakta tutuyoruz.
Tavada zeytinyağını ısıtıyoruz, yemeklik doğradığımız soğanı koyuyoruz ve iyice kavuruyoruz. Biraz da biber salçası koyup iki dakika daha kavuruyoruz.
Sarmayı servis tabağına alınca üzerine yoğurtlu sosu, onun üzerine de kavrulmuş soğanı koyuyoruz. Afiyet olsun.

2 Haziran 2012 Cumartesi

Sardunyalarım, Izgara Tavuk ( İspanyol Mutfağı )




Bodrum'da her türlü sebze ve meyvenin olduğu bir bahçe , salondan büyük çeşit çeşit çiçeklerin yetiştiği terası olan bir evden, İstanbul'da küçük bir balkonu ve çiçek koyulabilecek pencereleri olan bir eve gelince bu gördüğünüz sardunyalarla idare etmek zorunda kalıyorum. Ama güzel değiller mi? Her sabah ilk işim çiçeklerimle uğraşmak, ( Balkonum da aynı renk sardunyalarla dolu) onları sulamak, gübrelemek. İlgi gördükçe güzelleşiyorlar bence. :))


Tavuk Izgara ( İspanyol Mutfağı )



Gene eski defterlerimden dört yıldızlı bir tarif paylaşıyorum sizinle. Rahatlıkla söyleyebilirim bu blogda paylaştığım en lezzetli yemek oldu. Mutlaka deneyin ve lütfen düşüncenizi benimle paylaşın. Tavuk, krema, mantar, taze fesleğen, ceviz uyumu muhteşem oldu. Aslında fesleğeni çok seviyorum ama aroması çok yoğun olduğu için miktarı çok iyi ayarlamak gerekiyor. Bu yemeğe çok yakıştı. Yanlız lavaşı yapmayı öğrenmem hiç iyi olmadı, kahvaltıda, yemekte her şartta yapmaya başladım, bunun kilo olarak ne şekilde döneceğini kestiremiyorum. :))




Lavaşın Malzemesi:


1 su bardağı un
1 su bardağı yoğurt
2 tatlı kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
Tereyağı


Tarif:


Unu, kabartma tozunu, tuzu harmanlayalım. Yoğurdu ekleyip iki dakika yoğuralım. Ele yapışmayacak bir hamur elde edelim, gerekirse un ilave edelim. Üzerini streç ile kapatıp buzdolabında en az iki saat bekletelim. Buzdolabından çıkardıktan sonra hamuru parçalara ayıralım ve unlanmış zeminde merdane ile hafif açalım. Teflon tavaya biraz tereyağ sürelim ve her ekmeği teker teker önlü arkalı kızarıncaya kadar pişirelim. Sıcakken servis yapalım. Ben yaptığım tavuk ızgaranın altına koydum. Kremalı, fesleğenli sosu çekti ve nefis bir lezzet oldu.



Tavuk Izgaranın Malzemesi:


4 adet tavuk göğüs
1 çorba kaşığı sıvıyağ
200 gram kadar ıspanak
1 adet kuru soğan
10 adet mantar
1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Bir kaç dal taze fesleğen
1/2 su bardağı ceviz
1/2  paket krema
Tuz, karabiber













Tarif:


Tavuk göğüs etlerinin döverek açalım.
Tavaya sıvıyağı, küçük doğranmış soğanı koyup kavuralım. İrice doğradığımız mantarları tavaya alalım ve kavurmaya devam edelim. İnce kıydığımız ve çok iyi yıkayıp süzdüğümüz ıspanakları ekleyelim ve iyice soteleyelim. Tuzunu ve karabiberini ayarlayıp ocağı kapatalım.
Tavuk göğüslerin içine ıspanaklı harçtan koyalım, üzerine rendelediğimiz kaşar peynirini yayalım. Rulo şeklinde sarıp ızgarada pişirelim.
Fesleğen ve cevizi blendırdan geçirelim. Kremayla karıştırıp, küçük bir sahanda ısıtalım.  Servis tabağının altına lavalarımız yayalım. Üzerine ızgara tavuklarımızı koyalım. En üste de fesleğenli kremayı dökelim ve sıcak sıcak servis yapalım. Afiyet olsun.